Yağmur

Tüm kış neredeyse hiç yağmur yağmadı. İki haftadır ise hava öğlenleri yaz sıcağında evde kavuruyor, akşamları ise sağanak yağış ile ortalığı yumuşatarak serinletiyor bizi. Her neyse, bu sıralar ara ara aklıma çok eskiden dinlediğim müzikler geliyor. Yani çocukluk dönemlerimde. Şebnem Ferah'ı bayadır dinlemediğim aklıma geldi. Şu şarkıyı geceleri açıp dinlerdim hep uyumadan önce. O zamanlar Şebnem'in ve Amy Lee'nin -hala da öyle- piyano eşliğindeki şarkıları bana huzur verirdi çok. Hep ormanda küçük bir evde kaldığımı düşlerdim. Öyle uyuyakalırdım. Bu şarkıyı uzun zaman sonra dinlerken aklıma gelenleri yazıverdim... Şarkıyı dinlemek isterseniz...

Yağmur

Yağmurun ilk damlalarının toprağa düşmesiyle beliren taze kokuyu içime çekiyorum. En sevdiğim koku. Yağmur kokusu, geçmişten bugüne uzanan bir köprü gibi. Çocukluğumda yağmur, oyunlarımıza ara verdiren nazlı bir misafir gibiydi. Penceremin önünde oturur, camdaki damlaların yarışını izlerdim, tıpkı şu an ki gibi. Her bir damla kendi hikayesini anlatırdı. Hepsinin kendine özgü huyları olurdu insanlar gibi. Kimisi hızla aşağı inerken, kimisi yolculuğunu ağırdan alır, camın yüzeyinde kendi desenini oluştururdu. İşte bu anlarda, yağmurun sadece su değil, aynı zamanda bir sanat olduğunu fark ederdim.

Şehir sokaklarında yürürken yağmurun melodisi eşlik eder adımlarıma. Kaldırım taşlarına çarpan damlaların ritmi, bir senfoninin nağmeleri gibi yankılanır kulaklarımda. İnsanlar şemsiyelerine sığınmışken, ben şemsiyesiz yürümeyi tercih ederim. Yağmurun yüzüme çarpan serinliği, hayatın tazelenen yanını hissettirir bana. Her damla, ruhumu yıkayıp arındırır sanki. Sokak lambalarının altında parlayan su birikintileri, çocukluk masallarındaki sihirli aynalar gibi büyülü bir dünyaya açılır. Yağmur, şehrin tüm karmaşasını, telaşını bir anlığına durduran, ona huzur getiren bir dosttur bu yüzden yağmurdan bu kadar korkan insanları anlamam.

Bir de gece yarısı yağmurun sesiyle uyanmak var, dünyanın en huzur verici anlarından biridir. Dışarıda devam eden sağanak, yatağımın güvenli sıcaklığını daha da kıymetli kılar. Pencereyi aralayıp dışarıya bakarım; sokak lambalarının ışığında dans eden damlalar, geceyi de bir masala dönüştürmeyi başarır. Bu anlarda, yağmurun bir şarkısı olduğunu düşünürüm; sözsüz, ama anlam dolu bir şarkı. Belki de her damla, dünyanın dört bir yanınının, farklı hayatların ve hikayelerin anlamını taşır. Belki de birleştirici gücüyle, tüm bu hikayeleri tek bir melodide buluşturur ve gecenin sessizliğine fısıldar.

Sevgiler, Zeynep.
Paylaş:
Sonraki GönderiÖnceki Gönderi

2 Yorum

  • İlkay says:

    Yazın bana çok iyi geldi. Okurken huzurlu hissettim. Ben de yağmura dair her şeyi severim. Önceden sevmediğim şeyler vardı ama sonra nasıl oldu bilmiyorum ıslanmayı da sevdim. Şarkı da çok hoş. Şebnem Ferah dinlemeyeli baya olmuştu. Teşekkürler müzik ve yazının verdiği güzel hisler için. 🙂

    Reply
  • Duygu Özkan says:

    Yağmuru ne kadar güzel anlatmışsın. Ben de yağmurdan kaçanları hiç anlamıyorum. Jiç beklemem, bir şeylerin altına sığınmam. Üşüsem bile yoluma devam ederim. Yağmurun temizleyici yanı çok hoş gerçekten, ruha da iyi geliyor.

    Reply

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir