Küllerin günü - JEAN-CHRISTOPHE GRANGE | KİTAP incelemesi

İki gün uzunca bir yolculuğum vardı. Konya'dan İstanbul'a beş saat gidip beş saatte de döndüm hızlı tren ile. Arada da bir günüm vardı ama hiç kitap okuyacak vaktim yoktu, zira sıkış tepiş İstanbul yollarında Scorpions konserine gidip gelmekle meşguldum. Kitabı genel olarak sevdim ama bu kitap Grange'ın ilk kitaplarından biri mi diye düşünmeden edemedim. Grange benim en sevdiğim yazarlardandır. Çünkü bana lise zamanında okuduğum üç - dört kitabıyla kitap okuma alışkanlığını kazandırmayı başaran bir yazardı. Fakat kitap 2021'de yayınlanmış olmasına rağmen benim okuduğum eski kitaplara göre benim için hayal kırıklığıydı.

GENEL BİLGİLER

kİTAP ADI

Küllerin günü

yazar

Jean-Christophe Grange

TÜR

Polisiye, gerilim, suç

sayfa sayısı

280

Yayınevi

Doğan Kitap

İlk ÇIKIŞ TARİHİ

Mart 2021

KİTAP İNCELEMESİ

"Küllerin Günü," modern Fransa tarihinin karanlık bir dönemine dayanan karmaşık bir polisiye roman. Hikaye, eski bir dedektif olan Pierre Niémans'ın yeni bir cinayet soruşturmasına dahil olmasıyla başlıyor. Cinayetler, eski bir tarikatın sırlarıyla bağlantılıdır. Grangé, okuyucuyu hem tarihsel hem de psikolojik derinliklerle dolu bir dünyaya çekiyor.

Fransa'da uzak ve izole bir topluluk olan Tebliğciler ile başlıyor kitap. Gizemli ve kapalı bir tarikat olan bu topluluktaki insanlar, dünyadan izole bir yaşam sürmekte ve eski geleneklerini devam ettirmektedirler. Pierre Niémans ve Ivana Bogdanovic, bu topluluk içinde işlenen vahşi cinayetleri araştırmak için görevlendirilirler.

Niémans ve Bogdanovic, cinayetlerin ardındaki gerçekleri ortaya çıkardıkça, sadece bir dizi cinayeti değil, aynı zamanda büyük bir tarihi komplonun ve trajedinin izlerini de gün yüzüne çıkarırlar. Kitap, okuyucuyu sürükleyici bir sonla buluşturuyor fakat ben neredeyse başından katili tahmin edebildim. Sonu ise sanki çarçabuk yazılmış gibiydi ve klasik bir aksiyon söz konusuydu kitapta. Aksiyon kısımları da heyecanlandırmadı. Hikaye güzel olsa da beklediğim gibi "İşte bu Grange!" diye büyük duygularla kitabın son kapağını kapatamadım. Kitabın arka kapağı:

Başkahraman Pierre Niémans, Grangé'ın diğer romanlarında da görülen bir karakter. Niémans, karmaşık ve derinlemesine işlenmiş bir karakterdir. Kişisel sorunları ve geçmiş travmaları onu daha insani ve gerçekçi kılar. Kitabın diğer karakterleri de benzer şekilde derinlemesine işlenmiş ve okuyucuyu merak içinde bırakan gizemli kişilikler olsa da nedense özellikle kadın betimlemeleri ve ilişkileri bana oldukça bayat geldi. Bunun tek nedeni Grange'ın bunu hissettiremediğini düşünmem, başka özel bir nedeni yok.

ALINTILAR

Gördükleri onun derinden inandığı şeyi doğruluyordu: Bulundukları dünya üzerinde şiddet her yerdeydi ve bir anda ortaya çıkmak için pusuda bekliyordu.

Syf: 114

Yılların insanı zenginleştirdiği, daha güçlü kıldığı düşünülürdü. Tamamen tersiydi. Yaş insanı duyarsızlaştırır, yıkıma uğratırdı. Tecrübe isteğinizi kangrenleştirir, hayallerinizi çürütürdü. Gençlik hiçbir şey bilmezdi, her şeye inanırdı, yaşlıları hor görürdü - ve bu yüzden müthişti.

Syf: 199

Okumalı mısınız? Aşırı önerebileceğim bir kitap değil. Özellikle önceden Grange'ın kitabını okumadıysanız kesinlikle başlamanız gereken kitabı bu değil. Belki çerezlik niyetine ya da Grange-severseniz okuyabilirsiniz.

Peki siz ne düşünüyorsunuz? Bu kitabı okumuş muydunuz?

Sevgiler, Zeynep.
Paylaş:
Sonraki Gönderi

4 Yorum

  • sadet uslu says:

    Scorpions konserine giden şanslılardansınız:))) Yazarın hiçbir kitabını okumadım bu arada. Bir ara kütüphaneye bakayım var mı diye.

    Reply
    • Zeynep says:

      Eğer polisiye, gerilim seviyorsanız Grange'ın kitaplarını kesinlikle öneririm. Fakat dediğim gibi bu kitabını çok beğenemedim. Çok kaliteli kitapları var, mesela Ölü Ruhlar Ormanı, Taş Meclisi, Kızıl Nehirler gibi. Bunlardan birini tercih edebilirsiniz. 🙂

      Evet, Scorpions konserine giden şanslılardanım heheh... Teşekkür ederim yorumunuz için. 🙂

      Reply
  • Duygu Özkan says:

    İnstagramda görünce geldim, bildirim gelmemişti. Abone olmuştum ama beceremedim mi acaba? 🙂
    Yazardan iki kitap okumuştum, iyiydi gerçekten. Belki kitaplarını çok okuyunca eskisi kadar etkileyici gelmemiştir. Bazı yazarlar hep aynı tarzda yazınca bir yerden sonra kitapları hep aynı gibi geliyor. Dan Brown'da bunu hissedince ilgim kaybolmuştu bir zaman sonra. Bu kitabı bilmiyordum, tanıtım için teşekkürler.

    Reply
    • Zeynep says:

      Merhaba Duygu. Mail aboneliklerinde abone olmuş olarak görünüyorsun. Yani senlik bir sıkıntı yok. Abonelik kısmında mı sorun var kontrol edeceğim. Teşekkürler bildirdiğin için. 🙂
      Grange'ın çok sağlam kitaplarını hatırlıyorum. Şu anda yine ondan bir kitap okuyorum ve daha iyi gibi duruyor. Ama Küllerin Günü, bilmiyorum, onun tarzı gibi bile gelmedi. Sevemedim. Yorumun için teşekkürler:)

      Reply

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir