Doğamızın Değeri ve Çevre Bilinci

Ağaç Ev Sohbetlerinin bu haftaki konusu benim sürekli olarak canımın sıkılmasına neden olan konulardan birisi. Denizlerimizde yüzdüğümde yanımdan geçen su şişeleri, en temiz görünen koyların kenar köşelerinde bir yığın çöpler, parklarımızda bira şişeleri... İnsanlar nasıl bu kadar duyarsız olabiliyor bilmiyorum. Ağaç Ev Sohbetleri'nin bu haftaki konusu şu şekilde:

Sahillerimiz, sokaklarımız, parklarımız neden çok pis?

Benim en büyük terapim doğanın içinde kaybolmaktır ya da denizde yüzmek. Ruhumu iyileştirir, yeniler. Zor zamanlarımda bana umut olur çiçekleriyle, akıl almaz manzarasıyla. Ve üzülüyorum biliyor musunuz, insanların çoğu, bu güzelliği ve iyileştirici, yenileyici yanını görmüyor doğaynın. Neyin üzerinde yaşadıklarının farkında olmuyorlar. Herkesin farklı sorunları var ve ortaya hep farklı sorunlar çıkarmakla meşguller. Bir kere dönüp baksalar, öldükleri zaman birleşecekleri yere... Bir kere hissetseler belki de o zaman daha duyarlı olurlardı.

Soruya gelecek olursam... Dediğim gibi, doğanın sunduğu güzellikler, hayatımızı zenginleştiren ve ruhumuzu besleyen değerli kaynaklardır. Yani sadece ruhen değil tabii ki; temiz hava, temiz su herkese gereken şeyler değil mi? Ne yazık ki, ülkemizde birçok insanın doğaya ve çevreye olan saygısızlığı bu güzellikleri tehdit etmektedir. Özellikle, doğal alanlarda ve deniz kıyılarında rastladığımız çöp yığınları, bu sorunun ne denli yaygın olduğunu gözler önüne seriyor. Bu durum hem çevremizi kirletiyor hem de doğal yaşamı tehlikeye atıyor.

Çevre kirliliğinin bu denli yaygın olmasının temel nedenlerinden biri, bireylerin çevre bilincine sahip olmamasıdır. Genç nesiller, ailelerinden ve eğitim sisteminden yeterli çevre bilinci eğitimi almadan büyüyor. Bu eksiklik, doğaya ve topluma zarar veren davranışların artmasına neden oluyor. Çevre bilincinin geliştirilmesi, bu sorunun çözümünde hayati bir rol oynayacaktır.

Ailelerin eğitimsizliği, çocuklarına çevre bilinci aşılayamamaları konusunda büyük bir engel teşkil ediyor. Çocuklar, ilk eğitimlerini ailelerinden alır ve bu nedenle ailelerin çevreye duyarlı bireyler yetiştirme sorumluluğu büyüktür. Ancak, ailelerin kendileri de yeterli bilgi ve farkındalık sahibi değilse, bu bilinç yeni nesillere aktarılamaz. Bu döngüyü kırmak için, öncelikle ailelerin eğitilmesi gerekmektedir.

Çevre eğitimi, okullarda ve toplumsal platformlarda daha fazla yer almalıdır. Öğrencilere, doğanın ve çevrenin korunması gerektiği anlatılmalı ve bu konuda sorumluluk almaları teşvik edilmelidir. Belki okul dışındaki etkinlikler, gönüllü temizlik kampanyaları ve çevre projeleri, gençlerin doğayla bağ kurmalarını ve çevreye karşı duyarlılık geliştirmeleri sağlanabilir.

Çevre bilincini artırmak için medya ve sosyal medya platformları da etkin bir şekilde kullanılabilir. Aslında bu yapılıyor, ülkemizde birçok şey sosyal medya aracılığıyla yürüyor zaten. İnsanlara, doğaya zarar vermenin uzun vadeli sonuçları hakkında bilgi verilmeli ve olumlu davranış değişiklikleri teşvik ediliyor ama zaten ortalığa çöp atan kısım bunları umursamıyor. Bununla ilgili cezalar verilmeli. İnsan başına bir şey gelmedikçe anlamıyor maalesef, bu yüzden ceza uygulanabilir.

Benim düşüncelerim bunlar. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Etrafına çöp atan biri gördüğünüzde uyarıyor musunuz? Artık kimse kimseye karışmaz hale geldi haklı olarak, o da var. Herkes kendini birinden üstün zannedip tuhaf tepkiler veriyor. Bu da eğitim, her şey iyi bir eğitimden geçiyor...

Sevgiler, Zeynep.
Paylaş:
Sonraki GönderiÖnceki Gönderi

1 Yorum

  • İlkay says:

    Yazına baştan sona katılıyorum. Soruyu ilk gördüğümde öfkelenmiş ve ''sorumsuzluktan!'' demiştim. Ana neden kesinlikle bu. Aslında muhtemelen çoğu kişi bilgi düzeyinde, kulak ardı yapmakla birlikte, çevreye çöp atmaması gerektiğini biliyor. Ama o kadar sorumsuz, bencil ve körler ki, etrafı her seferinde kirletiyor, her güzelliği mahvetmeye yemin etmişçesine davranışlarda bulunuyorlar. Her neyse, dediğim gibi konu başlığını düşünmek bile beni öfkelendirdi çünkü söylediğin gibi bu tip insanlar genelde kendilerini üstün de görürler. Bu nedenle uyarmıyorum artık. Zaten etraf iyice tehlikeli geliyor bana. Kimin ne tepki vereceği belli olmuyor. Bunun dışında çok güzel noktalara değinmişsin. Evet kızdık, üzüldük falan ama sonrası, ne yapılabilir? Çevre bilinci olayı çok önemli gerçekten. Özellikle de çocuklara bunun kazandırılması çok çok çok önemli.
    Bu arada son olarak şunu da eklemeden gidemem, özellikle de ilk paragrafında yazdıklarına kalbimi bırakıyor ve ben de tam olarak öyle düşünüyor ve hayret ediyorum. Bir insan bunca güzelliği nasıl göremez? Gören biri mutlaka umursar çünkü.

    Reply

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir